Dokunmanın gücü adına – Tangoda sarılma

Dokunmak ve sarılmak Türkiye’nin içinde bulunduğu kültür ve görgü için belki çok sıradan bir şey. Bayramda seyranda, yolda karşılaşınca, yola çıkarken, misafirliğe gidince, misafir gelince, özleyince, korkunca, üzülünce… Milletçe sürekli temas halindeyiz, sarılıyoruz. Ya tangoda sarılma nedir, bize ne katıyor?

Peki, sarılınca ya da tensel temas kurunca ne oluyor? Manevi kısımda değil, fizyolojik olarak hangi değişimler oluyor ve bu psikolojimize nasıl etki ediyor diye araştırmışlar.

Association for Psychological Science’ta yayınlanan bir makaleye göre dokunmak ölüm korkusu dahil olmak üzere korkularda azalmaya sebebiyet veriyor. Sarılmak değil, sadece küçük bir temas bile azalma sağlayabiliyor.
(Deney için bir üniversitede öğrencilere anket düzenleniyor ve bazılarının omuzlarına kısa süreli olarak temasta bulunulurken diğerleriyle hiç fiziksel temas kurulmuyor. Anket sonuçlarına göre temas kurulan kişilerde korku ve kaygılar diğerlerine nispeten daha az çıkıyor.) (Kaynak: APS)

Dokunmak

Science dergisine göre bebekken çok sarılınan ve fiziksel temas ile sevilen bebekler yetişkin olduklarında stresle daha rahat savaşabiliyor. Atlanta Emory Üniversitesi ve Montreal McGill Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre stres ve dokunmak arasında bağ var. Yavruyken annesi tarafından çok fazla ilgi görmüş, yalanmış, beslenmiş, sevilmiş fareler yetişkin olduklarında stresle çok daha rahat mücadele edebilirken annesi tarafından ilgi görmemiş yavrular yetişkin olduklarında strese karşı aşırı tepki veriyorlar. Fizyolojik olarak incelediklerinde daha fazla temas ile büyümüş farelerde stres hormonunun daha az salgılandığı görülmüş. (Kaynak: CNN)

North Carolina Üniversitesi’nde yapılan bir deneye göre temas kurmak ve sarılmak stres ve öfke anında nabzınızın dakikada 10 atış daha az olmasını sağlayabiliyor.
Deney olarak uzun süredir ilişkisi olan 100 çift el ele tutuşarak 10 dakikalık keyifli bir film izliyorlar ve ardından 20 saniye boyunca sarılmaları isteniyor. 85 kişilik diğer grup ise temas kurmadan aynı filmi izliyor. Bu süreçten sonra iki gruptan da yakın zamanda kendilerinin çok sinirlendirmiş, öfkelendirmiş, strese sokmuş anlarını anlatmaları isteniyor. Deney sonucunda temas kurmuş kişilerin nabızların diğerlerine oranla daha düşük çıkıyor. Bunun sebebi ise fiziksel temas kurmuş kişilerde daha az kortizol salgılanması. Kortizol salgılaması azaldığında da serotonin ve dopamin hormonları baskılanmayıp daha fazla salgılanabiliyor. (Kaynak: USA Today)

Tangoda sarılma

Eh, tango dediğimiz şey de iki kişinin birbirine sarılıp müzik eşliğinde hareket etmesi değil mi? Ders sonrası ya da milongadan sonra “Dans edince rahatlıyor, tüm stresimi atıyorum; benim için bir meditasyon” diyen dansçıların hislerine bilimsel olarak bir açıklama geldiğine göre sanırım şimdi tangoda sarılma gücünü daha rahat anlayabiliriz.
Bir milongada dansa kaldırdığınız kişiyle en az üç parça dans ettiğinizi düşünürsek her dans ettiğinizle ortalama 10 dakika sarılmış oluyorsunuz. 20 saniye sarılmanın bilimsel çalışmada deney süreci olduğunu düşününce pek azımsanacak bir süre değil. Daha fazla dans edin ve sarılmanın tadını çıkartın.