Tango ve Sanat Eğitimi

Çocuğunuzun, yeğeninizin, kardeşinizin okuyacağı okulu seçerken hangi kriterlere dikkat edersiniz?

Muhtemelen önce eğitimin kalitesi, sonra genellikle sırasıyla sosyâl imkânlar, ücret ve mesafe geliyordur.

Peki, kendiniz için dans okul seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Arkadaşlar içinde ilgi duyduğunuz dansla uğraşan varsa ilk tercih onun referansı oluyor. Yoksa, Google’a Kadıköy tango kursu, Beylikdüzü tango kursu, Bakırköy tango dersi gibi “semt + (ilgili olunan branş) + kursu” kombinasyonu yazıp çıkan sonuçlar içinde kampanyası en bol olan hangisiyse oraya kayıt oluyorsunuz.

Öğrencilerin okul bulma süreci genellikle bu şekilde işliyor. Tabii ki bu bahsedilen sıfır bilgi ile başlayacak öğrenciler için geçerli. Orta seviye dersleri için çoğunlukla daha seçici olunuyor.
(Yeni başlayacaklara ufak bir ipucu; orta seviye sınıfları kalabalık olan okullar büyük oranda eğitim anlamında belirli başarıları yakalamış ya da sıfırdan başlamış öğrencilerini memnun edip kurum bünyesinde devamlılıklarını sağlamış demektir.)

Arkadaş tavsiyesi ve “tango kursu” arama sonuçlarının incelenmesi aşamalarını geçip bir dans eğitim merkezinin grup dersine kayıt olan ortalama bir danssever neler bekler/ister madde madde bakalım.

  1. Eğlence
  2. Keyifli sosyâl ortam (pratikler, dans geceleri, festivaller vs.)
  3. Pek çok kombinasyonun ezberlenip uygulanması
  4. Çok kısa sürede usta dansçı olmak
  5. Motivasyon düştüğünde hemen yükseltecek eğitmen ve dansçılar

Sıralaması bu şekilde olan dansseverler genellikle kısa süreli dans hayatına sahip olup uzun süreli “ben de vaktiyle dans etmiştim” muhabbetine sahip oluyorlar.

Sıralaması;

  1. İyi bir öğretmen
  2. İyi bir eğitim kurumu
  3. Mantıklı planlanmış etkinlikler
  4. Her zaman yüksek motivasyon

olan danssever ise başladığı yolculuğun her sanat dalında olduğu gibi uzun ve zaman zaman sancılı geçeceğinin bilincindedir ve bu bakış açısı ile daha doğru hareket edip uzun soluklu bir dans hayatına sahip olacaktır.

Her sanat eğitiminde olduğu gibi tangoda da usta çırak ilişkisi önemlidir. Bu sebeple dansa ilk başlanan eğitmen önem kazanır. Kötü eğitmen yoktur ya da kötü de olsa bir şey yapmak hiç yapmamaktan iyidir gibi düşünceleri gözardı ediyorum. Sanat sanat için midir halk için midir sorusuna da bulaşmadan “sıfır, eksiden büyüktür” diyorum. Orta seviye sınıflarımda zaman zaman karşılaştığım, konusuna hâkim olmayan eğitmen ile uzun süreler çalışmış ve dolayısıyla kendini orta hatta ileri seviye dans ediyor sanan dansseverler için keşke hiç dans etmemiş olsalardı da hata düzeltmek için aylarımızı harcamasak dediğim oluyor. Peki, öğrenciler iyi dans ettikleri sanrısına nasıl kapılıyor? İşte orası üçüncü maddenin eksikliğinden doğuyor. Pratik ve dans gecelerinin her zaman kapalıdevre yapılması ve aynı grup içinde ezberlenmiş kombinasyonlar ile dans ediyorum hissinin oluşması.

Sanat için doğru bir eğitim üç aşamadan oluşur.

  • Eğitim
  • Pratik
  • Performans

Eğitim düzenli dersler ve atölye çalışmaları olarak sınıflandırılabilir. Başlangıç için tek bir eğitmen her zaman için daha verimlidir. Aynı anda pek çok farklı eğitmenin dersine girmek başlangıç seviyesi için kafa karışıklığı yaratacaktır. Eğitmenlerin hepsi aynı yere gittiği halde takip ettikleri yollar farklılık gösterebilir. Farklı eğitmenler farklı metotlar ile ders yapacağından aynı anda birden fazla eğitmen ile ders yapmak işleri olduğundan daha zor hâle getirecektir. Orta ve ileri seviyelerde ise ne kadar farklı ekolden eğitmen ile çalışılırsa o kadar farklı tarz görülüp birleştirilebilecek ve yeni, kişiye özgün tarzlar sentezlenebilecektir.

Pratikler her sanat dalı için en az ders kadar önemlidir. Bir gitar öğrencisi düşünün ki dersten çıkarken çantasına koyduğu gitarını bir sonraki derste çıkartıyor. Dersler arasında ne ders tekrarlarını ne ödevlerini ne de yapması gereken dinlemeleri yapıyor. Dans için de durum farklı değil. Dersten derse dans ile ilgilenen kişinin başarılı olması mucizelere kalmıştır. Pratik, antrenman, tekrar… Adına her ne denirse densin, yapılmadığı sürece hareketlerde akıcılık, eşler ile uyum, müzik ile kaynaşmış adımlar gerçekleşemeyecektir. Dans, müzik eşliğinde yapılan hareketlerin genel adı olduğuna göre müziği es geçerek yapılacak çalışmalar da dans yerine sadece figürlerinizi geliştirecektir. Pratikte neler yapmalı kısmına gelince; derste örnek olarak gösterilen kombinasyonların öncelikle doğru olarak yapılması ve ardından tümdengelim metoduyla adım adım incelenip bir bütünün küçük parçalarının kavranması ve bu adımdan sonra o küçük parçaları farklı şekillerle birleştirerek kişiye özgü kombinasyonların üretilmesi verimli bir pratik için büyük önem taşır. Hareketlerin mekanik olarak doğru olması yapılan şeyin dans olduğu anlamına gelmeyeceğinden bedenen kavranmış bu hareketleri yeniden müzik eşliğinde yapmak gerekir.

Performans sergilemeyen yani hiç ürün vermeyen sanatçılar hangi seviyede olursa olsun bir süre sonra bezginlik ve çökme evresine girer. Hiç eser geçmeyip sadece etüt çalışan müzisyen, hiç heykel yapmayıp sürekli yontma çalışan heykeltıraş ya da hiç dans etmeyip daima figür çalışan dansçı arasında hiçbir fark yoktur. Performans deyince yalnızca sahneye çıkıp gösteri yapmak anlaşılmamalı. Sosyal bir dansın performans alanı o dansın yapıldığı sosyal ortamlardır. Tango için milonga ya da latin dansları için partiler sosyal dansçıların gidip dans edebilmesi için düzenlenir. Performans ayağı eksik olan dansçı bir süre sonra sıkılmaya başlayıp bu sanat dalından uzaklaşmaya başlar.

Okul seçimi yaparken dansın bir sanat olduğu bilincindeki şanslı gruba dahil olmanız dileğiyle.

-Tango ve sanat eğitimi birbirinden ayrı görülmesin.